Temel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Temel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2015 Çarşamba

Uzun Pozlama

   Uzun pozlama enstantane hızının düşük tutulduğu ve fotoğrafta gözle görülemeyecek efektlerin oluştuğu bir fotoğraf çekim tekniğidir. Bu tekniği size anlatırken teknik terimler yerine daha anlaşılabilir bir anlatım kullanacağız:

Uzun pozlama bir çok alanda kullanılmasına rağmen en fazla gece fotoğraflarında ön plana çıkar. Geceleyin cisimler üzerine düşen ışık yetersizdir. Yetersiz ışıkta da fotoğraf olmaz. Uzun pozlama tekniğinde enstantane değeri düşük tutularak (1/15 ve daha düşük hızlar) cisimler üzerine daha fazla ışık toplanması sağlanır. Ve böylece insan gözü ile göremeyeceğimiz muhteşem kareler elde etmeye başlarsınız.
Fotoğraf: Sebastian Fransson
Mesal yukaridaki fotoğraf 15 saniye pozlanarak çekilmiş. Bu da 15 saniye boyunca oluşan ışık hareketleri tek bi karede toplanmış demek. Bu yüzden arabaları değil ama bıraktıkları ışığı fotoğrafta görebiliyoruz.

Uzun pozlamanın kullanım alanları oldukça geniş. Sahilde yapmış olduğunuz bir çekimde deniz suyuna sis efekti veren teknik, uzun pozlama olduğu gibi ipeksi şelale görünümlerini oluşturan teknik de yine bu teknik. Araç ışıklarının olşturduğu ince çizgileri de bu teknik sayesinde görebiliyoruz. Yıldız fotoğrafçılığı ile ışıkla boyama fotoğraflarını da bu teknik içine dahil edebiliriz. Bir de fotoğrafa hareket katmak istiyorsak bu teknikten faydalanabiliriz tıpkı aşağıdaki fotoğraf gibi.

Fotoğraf: Joel
Peki böyle fotoğraflara sahip olmak için sadece enstantane hızını düşürmek yeterli olacak mı? Tabiki hayır. Uzun pozlamanın da kendine has kuralları var. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Tripod mutlaka kullanılmalı yoksa bulanık bir görüntü elde ederiz.

2- Fotoğrafta titreşimi engellemek için uzaktan kumanda kullanılmalı ya da saniyeli çekim modunda çekim yapılmalıdır. Tripodlu çekimlerde makinenin titreşim önleyici özelliğinin devre dışı bırakılması fayda sağlayacaktır.

3- ISO'nun mümkün olduğunca düşük, diyaframın da kısık (yüksek f değerleri 8-11-16 vb.) olmasına özen gösterin.

4- Fotoğrafı çektikten sonra üzerindeki düzenlemeleri daha kolay yapabilmek için RAW çekin. (Sadece bu teknik için değil bütün fotoğraflarınızı RAW çekin.)

5- En iyi kareyi yakalamak için farklı enstantane değerlerinde bol bol çekim yapın.

6- Gece çekimlerinde otomatik odaklamada sorun yaşayabilirsiniz. Görüntüyü yakınlaştırarak manuel focus ile netleme yapın.

7- Tıpkı aşağıdaki gibi çarpıcı manzara fotoğraflarında uzun pozlama etkisini oluşturmak için gündoğumu ve günbatımının mükemmel ışığından faydalanın.

Fotoğraf: Anto Camacho
Fotoğraf: Jean-Paul Mission

Peki uzun pozlama sadece gece mi çekilir? Hayır. Gündüz çekimlerinde de uzun pozlama tekniğinden yararlanabilirsiniz ancak bir şartla. O da bir ND filtreye sahip olmak. Gündüz gün ışığı , düşük enstantanelerde fotoğraf üzerinde patlama yapar, bu ışığı kırmak için ND filtre kullanmanız gerekecek. ND filtreniz yok ise polarize filtre ile de çok düşük enstantane olmamak şartı ile gündüz uzun pozlama çekimleri yapabilirsiniz. Tıpkı benim Antalya'nın eşsiz doğa güzelliklerinden olan Manavgat, Kurşunlu ve Düden şelalelerini polarize filtre ile fotoğrafladığım gibi siz de böyle kareler elde edebilirsiniz.

f/22 - 1/3 sn. - ISO 100 - 18 mm

f/20 - 0,6 sn - ISO 100 - 18 mm

f/5 - 1/10 sn - ISO 100 - 18mm
Son olarak, size ilham verecek, Flickr'dan derlediğimiz uzun pozlama çalışmaları ile bu bahsi burada kapatalım.

Fotoğraf: Dave Holder

Fotoğraf: Fabrizio Greco

Fotoğraf: Jordi Sureda

Fotoğraf: Mr_Samson

Fotoğraf: Phil Ure



17 Haziran 2015 Çarşamba

Enstantane

   ISO ve Diyafram ile birlikte pozlama üçlüsünü tamamlayan Enstantane (perde hızı ya da obtüratör hızı da denilebilir), deklanşöre basıldığı andan itibaren DSLR makinemizdeki sensör üzerine ne kadar süre ışık düşeceğini ifade eden terimdir. Saniyenin katları olarak gösterilir. 30 sn ile 1/8000 sn arasında değişen değerleri alır.
Kaynak: flickr/sparktography
Aslında enstantaneyi fotoğraf çekme hızı olarak da ifade edebiliriz. Eğer hareketli bir nesneyi fotoğraflamak istiyorsak o fotoğrafın çok hızlı bir şekilde çekilmesi gerekmektedir. Bundan dolayı fotoğrafın, yüksek enstantane değerleri ile yani saniyenin 1000'de biri 800'de biri gibi çok hızlı ve anlık değerlerle çekilmesi gerekir. Tıpkı yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi. İşte bu tür bir pozlamaya az ya da kısa pozlama diyoruz. Kısa pozlamanın kullanım alanlarına, yüksek hızlı nesneleri (mesela yarış arabası vb.) içeren etkinlikler ile spor müsabakalarını örnek verebiliriz.

Kaynak: flickr/tevfikteo
Eğer enstantanemizi düşük tutarsak, başka bir deyişle ışığın sensör üzerine düşme süresini uzun tutarsak yukarıdaki çalışma gibi muhteşem kareler elde edebiliriz. Fotoğrafta arabalar görünmese de lambalarının bıraktığı ışık izi bir çizgi halinde görülebiliyor. Yukarıdaki fotoğraf 30 saniye enstantane değeri ile çekilmiş. Bu tür bir pozlamaya da çok ya da uzun pozlama diyoruz. Uzun pozlama çalışmalarına yukarıdaki fotoğraftaki gibi trafik ışıklarının ahengini örnek verebileceğimiz gibi ipeksi şelale görünümlerini ve  bulb modunda (sonsuz) çekilmiş yıldız fotoğraflarını da örnek gösterebiliriz.

Enstantane değerlerinin fotoğrafa etkisini özetlersek:

1- Enstantane hızı düştükçe, ışığın sensöre düşme süresi uzar, fotoğrafa daha fazla ışık alınmış olur, böylelikle daha düşük ISO veya daha kısık diyafram (büyük f değerleri) seçilebilir.

2- Enstantane hızı arttıkça, ışığın sensöre düşme süresi kısalır, fotoğrafa daha az ışık alınmış olur, böylelikle daha yüksek ISO veya daha açık diyafram (küçük f değerleri) seçilmesi gerekecektir.

Çekeceğimiz fotoğrafta hareketi kontrol etmek istiyorsak makinemizi enstantane öncelikli moda almamız gerekmektedir. Bu mod, Canon makinelerde Tv ile, Nikon makinelerde S ile gösterilir.

Kaynak: petapixel.com
Son olarak yukarıdaki fotoğrafta, 10.000 fps'lik aşırı yavaşlatılmış bir görüntü ile tespit edilen, perde açıklığını ve enstantane değerlerini görebiliyorsunuz.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları Diyafram ve ISO yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.

11 Haziran 2015 Perşembe

ISO

   ISO, "Uluslararası Standartlık Örgütü" nün bir kısaltması olsa da, fotoğrafçılık terimi olarak DSLR makinelerin ışığa olan duyarlılığı olarak ifade edilir. Analog makinelerde filmin ışığa olan hasssasiyeti "ASA" veya "DIN" olarak belirtilirken, DSLR makinelerle birlikte gelen sensör teknolojisinde bu değerler ISO olarak karşımıza çıkmaktadır. Eskiden Analog makinelerde, her bir ISO değeri için yanımızda ayrı ayrı filmler (100-200-400-800) taşımak zorunda kalırken artık DSLR makineler ile tek tuşla ISO değerini ayarlayabiliyoruz.


ISO, Diyafram ve Enstantane ile birlikte Pozlama üçlüsünün sacayaklarından birisidir. DSLR makinelerde ISO değerleri 50 ila 102400 arasında değişebilmektedir. ISO hızı olarak da ifade edilen ISO değerlerinin fotoğrafa etkisini şu şekilde özatleyebiliriz:

1- ISO değeri arttıkça sensöre giren ışık artar, böylelikle daha yüksek enstantane değerleri ya da daha kısık diyafram değerleri (büyük f değerleri) kullanabiliriz. ISO'nun artmasının fotoğrafa negatif etkisi ise fotoğrafta gürültü veya gren dediğimiz istenmeyen noktalanmaların oluşmasıdır.

2- ISO hızının azalması ile sensöre daha az ışık düşeceğinden daha düşük enstantane veya daha açık diyafram (küçük f değerleri) kullanmamız gerekecektir.


Yukarıdaki fotoğrafı büyüterek incelediğimizde ISO 100 ile ISO 6400 arasındaki bariz gren farkını görebilirsiniz. Peki madem yüksek ISO değerleri, fotoğrafımızda böylesine bozulmalara yol açıyorken niye tercih edilir? Çünkü ışığın az olduğu, gece çekimleri ya da kapalı alan çekimlerinde eğer makineyi de sabitleme imkanımız yoksa ISO'nun imdada yetiştiğini görüyoruz. Örnek verecek olursak; gece gezmeye çıkmışsınız, yanınızda tripod yok ve anlık bir görüntüyü yakalamak istiyorsunuz, yüksek enstantane değerlerini kullanmanız gerekeceğinden ISO yu da yükseltmeniz gerekecektir.


Açık havada çekim yapacaksanız, en temiz (grensiz) görüntü için ISO'yu makinenizin izin verdiği en düşük değere almanız gerekir. Gece çekimlerinde ise flaş kullanmak istemiyor ve uzun pozlama da yapma gereği duymuyorsanız ISO'yu yükseltmeniz gerekecektir.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları Diyafram ve Enstantane yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.

2 Haziran 2015 Salı

Diyafram

   Bu yazımızda fotoğrafçılığın üç temel teriminden (Diyafram - Enstantane - ISO) biri olan "diyafram" dan bahsedeceğiz. Diyafram, teknik olarak objektif içinden geçen ışığın açıklığını-kısıklığını ayarlayan metal parçadır. Sadece ışık geçirgenliğini ayarlamakla kalmaz aynı zamanda netlik ve alan derinliğini de kontrol eder. 
Kaynak: photography.tutsplus.com/
İngilizce "Aperture" kelimesinin karşılığı olan diyafram "f" değeri ile ifade edilir. f değerinin fotoğrafa etkisini 2 maddede özetlersek:

1- f değeri küçüldükçe açıklık artar, kameraya daha fazla ışık girer, alan derinliği azalır, fotoğrafta ön plan net iken arka plan flulaşır.

2- f değeri büyüdükçe açıklık azalır, kameraya daha az ışık girer, alan derinliği artar, fotoğrafta ön plan ve arka plan birlikte netleşir.

Aşağıda, aynı karenin 4 ayrı f değerinde çekilmiş fotoğrafı bulunuyor:



Fotoğrafları incelediğimizde f değeri büyüdükçe arka planda kalan saat ve çiçeğin daha net hale geldiği görülmektedir. Aynı zamanda, diyafram açıklığının azalmasından dolayı kameraya daha az ışık girmekte ve bu da daha düşük enstantane değerlerine sebebiyet vermektedir. İlk kare saniyenin 13'te 1'i hızında çekilmişken son kare 1 saniyede çekilmiştir.

Fotoğraf makinenizde diyafram açıklığınızı kontrol etmeniz için "diyafram öncelikli" mod da çekim yapmanız gerekiyor. Bu mod Canon makinelerde Av ile gösterilirken Nikon makinelerde A ile gösterilmekte. Tabii şunu eklemede fayda var; "manuel" modda da diyafram ayarını yapabilirsiniz. 

Farklı fotoğrafçılık dalları için, istisnalar dışında genelde aynı f değerleri ile çalışılır. Mesela portre ve makro fotoğrafçılık alanında, arka planın öldürülmesi istendiğinden düşük f değerleri ile çalışılır. Manzara fotoğrafçılığında geniş alanda netlik istendiği için kısık diyaframda yani büyük f değerlerinde çalışılır. 

Kaynak: wikimedia.org
Son olarak lensler üzerinde yazılı f değerlerinin ne ifade ettiğine bakalım. Örnek olarak Canon'un kit lensi olan 18-55mm f/3.5-5.6 lensini ele alalım:

Burada f/3.5 değeri en küçük odak uzaklığındaki (18mm) en küçük f değerini ifade ederken

f/5.6 değeri en büyük odak uzaklığındaki (55mm) en küçük f değerini ifade eder.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları ISO ve Enstantane yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.