Fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fotoğrafçılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2015 Pazartesi

Objektif (Lens) Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

   Objektif veya Lens, fotoğraflanacak konuda oluşan görüntünün dijital makinemizin sensörüne yansımasını sağlayan mercekler topluluğudur. Gözde mercek ne ise fotoğraf makinesinde de objektif odur. Objektifin kalitesi fotoğrafın kalitesini dolayısıyla netliğini etkiler. Işığın geçirgenliğini ve fotoğrafın netliğini ayarlayan eleman "diyafram" da objektifin içinde bulunur. Bir objektifin kalitesini şu iki unsur belirler: odak uzaklığı ve objektif çapı. Odak uzaklığı büyüdükçe odak noktasına düşen ışık azalır. Objektif çapı büyüdükçe de objektife giren ışık artar.


Peki odak uzaklığı nedir? Lensleri tanımlarken 10-22mm, 18-55mm, 75-300mm gibi ifadeler görürüz. Bu rakamlar objektifin odak uzaklığını ifade eder. Teknik olarak ifade etmek gerekirse; odak uzaklığı, objektif sonsuza odaklandığında, objektif içindeki mercek grubunun son merceğinin optik merkezi ile odak noktası arasındaki mesafenin mm cinsinden değeridir. Odak uzaklığı objektifimizin görüş açısıdır. Odak uzaklığı azaldıkça geniş açıda, arttıkça dar açıda yani zoom yapılmış fotoğraflar elde ederiz.

Odak uzaklığına göre görüş açıları

Kompakt makinelerde objektif fotoğraf makinesine entegredir. Her ortamda ortalama çekimler yapabilmesi için bu makinelerdeki objektiflerde yüksek zoom değerleri (18x, 30x vb.) görebilirsiniz. Ancak DSLR makinelerde fotoğrafçılığın ayrı alanları için ihtiyaca yönelik ayrı lensler üretilir. Manzara fotoğrafçılığı için geniş açı lensleri ve vahşi doğa fotoğrafları için tele zoom lensler gibi. Mesela hemen hemen tüm fotoğrafçıların bu işe başlarken kullandığı 18-55mm lenslerin zoom faktörü sadece 3x dir (55/18 =3,05). Daha yüksek zoom oranına sahip olmak isteyenlerin zoom lense sahip olması gerekir.


Objektif seçiminde önem arzeden bir diğer husus da maksimum diyafram açıklığıdır. Örnek olarak; 24-105mm f/3.5-5.6 lensinde f/3.5 değeri 24mm'deki f/5.6 değeri de 105mm'deki maksimum diyafram açıklığını ifade eder. Diyafram açıklığının fazla olması demek objektife daha fazla ışık girecek demektir. Bu da görüntü kalitesini iyi yönde etkileyen bir husustur. Düşük f değerlerine sahip objektifler (f/1.4, f/2, f/2.8 vb.) hızlı veya parlak olarak kabul edilir ve sığ alan derinliği sağlar.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi objektifler odak uzaklıklarına göre sınıflandırılırlar. Aşağıda bu sınıfları ve bu sınıftan bir objektif  ile çekilmiş fotoğrafları göreceğiz:


1) Balıkgözü (Fisheye) Objektifler: En geniş açıya sahip objektiflerdir. 6-16mm arasını kapsar. Görüntüde bozulmalara yol açtığı için genellikle fotoğrafa özel bir efekt havası verme veya fotoğrafı farklı bir açıdan sunma gibi durumlarda kullanılır.

Canon EF 8-15mm f/4L Fisheye USM

Fotoğraf: Marcos Gagliardi

2) Geniş Açı (Wide Angle) Objektifler: 17-35mm arasını kapsayan objektiflerdir. Genelde manzara, mimari ve panorama fotoğrafları için kullanılır. Fotoğraf geniş bir açıdan çekildiği için balıkgözü kadar olmasa da köşelerde kararma ve bombelenmeler oluşur.

Nikon 10-24mm f/3.5-4.5G ED AF-S DX

 Fotoğraf: Doug Dibble

3) Standart (Normal) Objektifler: 40-58mm arası odak uzaklığına sahip objektiflerdir. Görüş açısı insan gözünün görüş açısına yakın olduğu için normal açılı objektif olarak da adlandırılırlar. Genel amaçlı kullanımlarda tercih edilirler. Maksimum diyafram açıklığı geniş (f/1.4 gibi) olduğundan hızlı objektiflerdir. Bu diyafram açıklığında daha parlak ve net fotoğraflar elde edilir.

Sigma 17-50mm f/2.8 EX DC OS HSM

Fotoğraf: Sam Stukel

4) Tele (Zoom) Objektifler: 70mm ve daha fazla odak uzaklığına sahip objektif grubunu kapsar. Dar açılı objektiflerdir. Vahşi yaşam ve spor aktiviteleri gibi uzaktan çekimin gerektiği durumlarda kullanılırlar. Odak uzaklıkları yüksek olduğundan daha ağır lenslerdir. Bu yüzden sabitlemek için sağlam bir tripoda ihtiyaç duyarsınız. Aşağıda da telefoto lens ile çekilmiş bir ay fotoğrafı göreceksiniz.

Canon EF 70-300mm f/4-5.6 IS USM

Fotoğraf: Bored Koi

5) Sabit Odaklı (Prime Lens) Objektifler: Sabit odak uzaklığına sahip, tek açıda çekim yapabilen objektiflerdir. Bu lenslerle zoom yapamazsınız. Diğer lenslere nazaran daha az optik eleman barındırırlar ve bu yüzden görüntü kalitesi daha iyidir. Net ve keskin fotoğraf arayanların tercihidir. Düşük f değerleri sayesinde hızlıdırlar. Genellikle portre fotoğrafçılığında tercih edilirler.

Nikon AF 50mm f/1.4 D

Fotoğraf: Roman

6) Değişken Odaklı (Tak-Gez) Objektifler: 18-135mm, 18-270mm gibi geniş odak uzaklığı aralığındaki lenslerdir. Bu tip lenslerde zoom çarpanı 5x ve üzerinde olduğundan daha fazla mercek, daha fazla ışık kırılması dolayısıyla görüntü kalitesinde düşmeler görülür. Görüntü kalitesi o kadar önemli değil tek lensle her işimi göreyim diyenler için tercih sebebidir, ancak kalite arayanlar için 5x zoom aralığını geçmeyen (55-250mnm gibi) objektifler tercih edilmelidir.

Canon EF-S 55-250mm f/4-5.6 IS STM

Fotoğraf: naasha2006

7) Makro Objektifler: Çekilen objenin görüntüsünü 1:1 ya da daha fazla oranda sensör üzerine düşüren objektiflerdir. Diğer lenslerde çekilecek nesneye yaklaştıkça netleme zorlaşır. Makro lenste ise objeyi çok yakınından net olarak fotoğraflayabilirsiniz. Özellikle insan gözüyle görülemeyecek yakın çekim fotoğraflar için bu objektiflerden yararlanılır.

Tamron SP 90mm f/2.8 Di Macro VC USD

Fotoğraf: Shailesh Gokavi

28 Ekim 2015 Çarşamba

Uzun Pozlama

   Uzun pozlama enstantane hızının düşük tutulduğu ve fotoğrafta gözle görülemeyecek efektlerin oluştuğu bir fotoğraf çekim tekniğidir. Bu tekniği size anlatırken teknik terimler yerine daha anlaşılabilir bir anlatım kullanacağız:

Uzun pozlama bir çok alanda kullanılmasına rağmen en fazla gece fotoğraflarında ön plana çıkar. Geceleyin cisimler üzerine düşen ışık yetersizdir. Yetersiz ışıkta da fotoğraf olmaz. Uzun pozlama tekniğinde enstantane değeri düşük tutularak (1/15 ve daha düşük hızlar) cisimler üzerine daha fazla ışık toplanması sağlanır. Ve böylece insan gözü ile göremeyeceğimiz muhteşem kareler elde etmeye başlarsınız.
Fotoğraf: Sebastian Fransson
Mesal yukaridaki fotoğraf 15 saniye pozlanarak çekilmiş. Bu da 15 saniye boyunca oluşan ışık hareketleri tek bi karede toplanmış demek. Bu yüzden arabaları değil ama bıraktıkları ışığı fotoğrafta görebiliyoruz.

Uzun pozlamanın kullanım alanları oldukça geniş. Sahilde yapmış olduğunuz bir çekimde deniz suyuna sis efekti veren teknik, uzun pozlama olduğu gibi ipeksi şelale görünümlerini oluşturan teknik de yine bu teknik. Araç ışıklarının olşturduğu ince çizgileri de bu teknik sayesinde görebiliyoruz. Yıldız fotoğrafçılığı ile ışıkla boyama fotoğraflarını da bu teknik içine dahil edebiliriz. Bir de fotoğrafa hareket katmak istiyorsak bu teknikten faydalanabiliriz tıpkı aşağıdaki fotoğraf gibi.

Fotoğraf: Joel
Peki böyle fotoğraflara sahip olmak için sadece enstantane hızını düşürmek yeterli olacak mı? Tabiki hayır. Uzun pozlamanın da kendine has kuralları var. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

1- Tripod mutlaka kullanılmalı yoksa bulanık bir görüntü elde ederiz.

2- Fotoğrafta titreşimi engellemek için uzaktan kumanda kullanılmalı ya da saniyeli çekim modunda çekim yapılmalıdır. Tripodlu çekimlerde makinenin titreşim önleyici özelliğinin devre dışı bırakılması fayda sağlayacaktır.

3- ISO'nun mümkün olduğunca düşük, diyaframın da kısık (yüksek f değerleri 8-11-16 vb.) olmasına özen gösterin.

4- Fotoğrafı çektikten sonra üzerindeki düzenlemeleri daha kolay yapabilmek için RAW çekin. (Sadece bu teknik için değil bütün fotoğraflarınızı RAW çekin.)

5- En iyi kareyi yakalamak için farklı enstantane değerlerinde bol bol çekim yapın.

6- Gece çekimlerinde otomatik odaklamada sorun yaşayabilirsiniz. Görüntüyü yakınlaştırarak manuel focus ile netleme yapın.

7- Tıpkı aşağıdaki gibi çarpıcı manzara fotoğraflarında uzun pozlama etkisini oluşturmak için gündoğumu ve günbatımının mükemmel ışığından faydalanın.

Fotoğraf: Anto Camacho
Fotoğraf: Jean-Paul Mission

Peki uzun pozlama sadece gece mi çekilir? Hayır. Gündüz çekimlerinde de uzun pozlama tekniğinden yararlanabilirsiniz ancak bir şartla. O da bir ND filtreye sahip olmak. Gündüz gün ışığı , düşük enstantanelerde fotoğraf üzerinde patlama yapar, bu ışığı kırmak için ND filtre kullanmanız gerekecek. ND filtreniz yok ise polarize filtre ile de çok düşük enstantane olmamak şartı ile gündüz uzun pozlama çekimleri yapabilirsiniz. Tıpkı benim Antalya'nın eşsiz doğa güzelliklerinden olan Manavgat, Kurşunlu ve Düden şelalelerini polarize filtre ile fotoğrafladığım gibi siz de böyle kareler elde edebilirsiniz.

f/22 - 1/3 sn. - ISO 100 - 18 mm

f/20 - 0,6 sn - ISO 100 - 18 mm

f/5 - 1/10 sn - ISO 100 - 18mm
Son olarak, size ilham verecek, Flickr'dan derlediğimiz uzun pozlama çalışmaları ile bu bahsi burada kapatalım.

Fotoğraf: Dave Holder

Fotoğraf: Fabrizio Greco

Fotoğraf: Jordi Sureda

Fotoğraf: Mr_Samson

Fotoğraf: Phil Ure



17 Haziran 2015 Çarşamba

Enstantane

   ISO ve Diyafram ile birlikte pozlama üçlüsünü tamamlayan Enstantane (perde hızı ya da obtüratör hızı da denilebilir), deklanşöre basıldığı andan itibaren DSLR makinemizdeki sensör üzerine ne kadar süre ışık düşeceğini ifade eden terimdir. Saniyenin katları olarak gösterilir. 30 sn ile 1/8000 sn arasında değişen değerleri alır.
Kaynak: flickr/sparktography
Aslında enstantaneyi fotoğraf çekme hızı olarak da ifade edebiliriz. Eğer hareketli bir nesneyi fotoğraflamak istiyorsak o fotoğrafın çok hızlı bir şekilde çekilmesi gerekmektedir. Bundan dolayı fotoğrafın, yüksek enstantane değerleri ile yani saniyenin 1000'de biri 800'de biri gibi çok hızlı ve anlık değerlerle çekilmesi gerekir. Tıpkı yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi. İşte bu tür bir pozlamaya az ya da kısa pozlama diyoruz. Kısa pozlamanın kullanım alanlarına, yüksek hızlı nesneleri (mesela yarış arabası vb.) içeren etkinlikler ile spor müsabakalarını örnek verebiliriz.

Kaynak: flickr/tevfikteo
Eğer enstantanemizi düşük tutarsak, başka bir deyişle ışığın sensör üzerine düşme süresini uzun tutarsak yukarıdaki çalışma gibi muhteşem kareler elde edebiliriz. Fotoğrafta arabalar görünmese de lambalarının bıraktığı ışık izi bir çizgi halinde görülebiliyor. Yukarıdaki fotoğraf 30 saniye enstantane değeri ile çekilmiş. Bu tür bir pozlamaya da çok ya da uzun pozlama diyoruz. Uzun pozlama çalışmalarına yukarıdaki fotoğraftaki gibi trafik ışıklarının ahengini örnek verebileceğimiz gibi ipeksi şelale görünümlerini ve  bulb modunda (sonsuz) çekilmiş yıldız fotoğraflarını da örnek gösterebiliriz.

Enstantane değerlerinin fotoğrafa etkisini özetlersek:

1- Enstantane hızı düştükçe, ışığın sensöre düşme süresi uzar, fotoğrafa daha fazla ışık alınmış olur, böylelikle daha düşük ISO veya daha kısık diyafram (büyük f değerleri) seçilebilir.

2- Enstantane hızı arttıkça, ışığın sensöre düşme süresi kısalır, fotoğrafa daha az ışık alınmış olur, böylelikle daha yüksek ISO veya daha açık diyafram (küçük f değerleri) seçilmesi gerekecektir.

Çekeceğimiz fotoğrafta hareketi kontrol etmek istiyorsak makinemizi enstantane öncelikli moda almamız gerekmektedir. Bu mod, Canon makinelerde Tv ile, Nikon makinelerde S ile gösterilir.

Kaynak: petapixel.com
Son olarak yukarıdaki fotoğrafta, 10.000 fps'lik aşırı yavaşlatılmış bir görüntü ile tespit edilen, perde açıklığını ve enstantane değerlerini görebiliyorsunuz.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları Diyafram ve ISO yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.

11 Haziran 2015 Perşembe

ISO

   ISO, "Uluslararası Standartlık Örgütü" nün bir kısaltması olsa da, fotoğrafçılık terimi olarak DSLR makinelerin ışığa olan duyarlılığı olarak ifade edilir. Analog makinelerde filmin ışığa olan hasssasiyeti "ASA" veya "DIN" olarak belirtilirken, DSLR makinelerle birlikte gelen sensör teknolojisinde bu değerler ISO olarak karşımıza çıkmaktadır. Eskiden Analog makinelerde, her bir ISO değeri için yanımızda ayrı ayrı filmler (100-200-400-800) taşımak zorunda kalırken artık DSLR makineler ile tek tuşla ISO değerini ayarlayabiliyoruz.


ISO, Diyafram ve Enstantane ile birlikte Pozlama üçlüsünün sacayaklarından birisidir. DSLR makinelerde ISO değerleri 50 ila 102400 arasında değişebilmektedir. ISO hızı olarak da ifade edilen ISO değerlerinin fotoğrafa etkisini şu şekilde özatleyebiliriz:

1- ISO değeri arttıkça sensöre giren ışık artar, böylelikle daha yüksek enstantane değerleri ya da daha kısık diyafram değerleri (büyük f değerleri) kullanabiliriz. ISO'nun artmasının fotoğrafa negatif etkisi ise fotoğrafta gürültü veya gren dediğimiz istenmeyen noktalanmaların oluşmasıdır.

2- ISO hızının azalması ile sensöre daha az ışık düşeceğinden daha düşük enstantane veya daha açık diyafram (küçük f değerleri) kullanmamız gerekecektir.


Yukarıdaki fotoğrafı büyüterek incelediğimizde ISO 100 ile ISO 6400 arasındaki bariz gren farkını görebilirsiniz. Peki madem yüksek ISO değerleri, fotoğrafımızda böylesine bozulmalara yol açıyorken niye tercih edilir? Çünkü ışığın az olduğu, gece çekimleri ya da kapalı alan çekimlerinde eğer makineyi de sabitleme imkanımız yoksa ISO'nun imdada yetiştiğini görüyoruz. Örnek verecek olursak; gece gezmeye çıkmışsınız, yanınızda tripod yok ve anlık bir görüntüyü yakalamak istiyorsunuz, yüksek enstantane değerlerini kullanmanız gerekeceğinden ISO yu da yükseltmeniz gerekecektir.


Açık havada çekim yapacaksanız, en temiz (grensiz) görüntü için ISO'yu makinenizin izin verdiği en düşük değere almanız gerekir. Gece çekimlerinde ise flaş kullanmak istemiyor ve uzun pozlama da yapma gereği duymuyorsanız ISO'yu yükseltmeniz gerekecektir.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları Diyafram ve Enstantane yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.

2 Haziran 2015 Salı

Diyafram

   Bu yazımızda fotoğrafçılığın üç temel teriminden (Diyafram - Enstantane - ISO) biri olan "diyafram" dan bahsedeceğiz. Diyafram, teknik olarak objektif içinden geçen ışığın açıklığını-kısıklığını ayarlayan metal parçadır. Sadece ışık geçirgenliğini ayarlamakla kalmaz aynı zamanda netlik ve alan derinliğini de kontrol eder. 
Kaynak: photography.tutsplus.com/
İngilizce "Aperture" kelimesinin karşılığı olan diyafram "f" değeri ile ifade edilir. f değerinin fotoğrafa etkisini 2 maddede özetlersek:

1- f değeri küçüldükçe açıklık artar, kameraya daha fazla ışık girer, alan derinliği azalır, fotoğrafta ön plan net iken arka plan flulaşır.

2- f değeri büyüdükçe açıklık azalır, kameraya daha az ışık girer, alan derinliği artar, fotoğrafta ön plan ve arka plan birlikte netleşir.

Aşağıda, aynı karenin 4 ayrı f değerinde çekilmiş fotoğrafı bulunuyor:



Fotoğrafları incelediğimizde f değeri büyüdükçe arka planda kalan saat ve çiçeğin daha net hale geldiği görülmektedir. Aynı zamanda, diyafram açıklığının azalmasından dolayı kameraya daha az ışık girmekte ve bu da daha düşük enstantane değerlerine sebebiyet vermektedir. İlk kare saniyenin 13'te 1'i hızında çekilmişken son kare 1 saniyede çekilmiştir.

Fotoğraf makinenizde diyafram açıklığınızı kontrol etmeniz için "diyafram öncelikli" mod da çekim yapmanız gerekiyor. Bu mod Canon makinelerde Av ile gösterilirken Nikon makinelerde A ile gösterilmekte. Tabii şunu eklemede fayda var; "manuel" modda da diyafram ayarını yapabilirsiniz. 

Farklı fotoğrafçılık dalları için, istisnalar dışında genelde aynı f değerleri ile çalışılır. Mesela portre ve makro fotoğrafçılık alanında, arka planın öldürülmesi istendiğinden düşük f değerleri ile çalışılır. Manzara fotoğrafçılığında geniş alanda netlik istendiği için kısık diyaframda yani büyük f değerlerinde çalışılır. 

Kaynak: wikimedia.org
Son olarak lensler üzerinde yazılı f değerlerinin ne ifade ettiğine bakalım. Örnek olarak Canon'un kit lensi olan 18-55mm f/3.5-5.6 lensini ele alalım:

Burada f/3.5 değeri en küçük odak uzaklığındaki (18mm) en küçük f değerini ifade ederken

f/5.6 değeri en büyük odak uzaklığındaki (55mm) en küçük f değerini ifade eder.

Pozlama üçgeninin diğer sacayakları ISO ve Enstantane yazılarımızı da incelemenizi tavsiye ederiz.

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Panorama Fotoğraf Çekimi

   Herhangi bir alanın geniş açı ile görünümüne panorama denir. Panoramik fotoğraf ise yan yana veya alt alta çekilmiş fotoğrafların sıralı şekilde birleştirilmesi ile oluşturulan fotoğraftır. Şimdilerde panoramik fotoğraf çekme özelliği hemen hemen her cep telefonu kamerasına eklense de, biz bu yazımızda profesyonel anlamda "panoramik fotoğraf nasıl çekilir ve nasıl birleştirilir" sorularına cevap vereceğiz.

Göreme Panorama

İlk olarak panorama çekim tekniklerini ve fotoğrafları çekerken nelere dikkat edeceğimizi ele alalım:

1- Çekimleri mutlaka tripodla çekmeniz gerekecektir. Elde çektiğiniz takdirde, fotoğraflarınızı düz bir çizgide çekmeniz çok zor olacağından birleştirmede sıkıntılar yaşayacaksınız.

2- Gündüz veya gece çekimi farketmez, tripodla çekim yapıyorsanız fotoğraf makinenizin "titreşim engelleme" modunu kapalı konuma getirmelisiniz. Getirmediğiniz durumlarda "titreşim engellleme" modu görevinin tersine çalışarak fotoğrafta daha fazla titreşime sebep olacaktır.

3- Fotoğraflarınızı yataydan ziyade dikey olarak çekin. Bu durumda panoramik görüntünüz için daha fazla kare çekmeniz gerekecek ama fotoğraflarınızın kenarlarındaki bozulmayı minimum seviyeye indirmiş olacaksınız.
Dikey çekim yapın
4- Makinenizdeki beyaz ayarını Cloudy (Bulutlu) yapın. Beyaz ayarını otomatikte bırakırsanız, makineniz çektiğiniz her fotoğraf için ayrı beyaz ayarı yapacağından birleştirmede renk ve ışık uyumsuzlukları ile karşılaşabilirsiniz.

5- Poz ayarı için çekeceğiniz ilk karede yarım deklanşöre basarak f ve enstantane değerlerini bir yere not edin. Sonrasında manuel kipe geçerek fotoğraflarınızı bu değerlerde çekin. Tüm fotoğraflarınız için aynı pozlama değerlerinde çekim yaptığınızdan emin olun.

6- İlk karenizde otomatik olarak odaklama yaptıktan sonra manuel odaklamaya geçin. Sonraki kareleri manuel odaklamada çekin. Böylelikle makineniz her kare için ayrı ayrı odaklama yapmaya çalışmayacaktır.

7- Çekimlerinizi hızlı bitirmeye bakın. Fazla beklediğinizde gökyüzündeki hareketler değişeceğinden, bu durum fotoğraflarınızda bozulmaya yol açacaktır.

8- Her bir kare diğer karenin % 20 ile % 25 ini kapsıyor olmalıdır. Yani, birleştirme yazılımının birleştirme işlemini yapabilmesi için her bir karenin neredeyse çeyreği diğer karenin çeyreği ile aynı olmalıdır.

9- Çekimlerinizi kablolu veya kablosuz tetikleyici ile onlar yoksa makinenizin zamanlayıcı özelliğini kullanarak yapın. Bu, el ile deklanşöre bastığınızda olası titremeleri önlemek içindir.

10- Fotoğralarınızı bilgisayara attığınızda ilk ve son fotoğrafı kolay bulmanız için ilk ve son fotoğrafı çekerken el ya da parmağınızı makinenin önüne koyabilirsiniz.

Şimdi de son ve en kolay aşamaya geçelim, yani fotoğrafları birleştirmeye. Piyasada bu işle ilgili çeşitli yazılımlar bulunsa da biz burada Photoshop CS 6 'da yapacağımız birleştirme işlemini ele alacağız. Photoshop son sürümleri ile bu işi çok pratik hale getirmiş durumda. Tek yapmamız gereken şu adımları izlemek: File > Automate > Photomerge .

Photoshop CS 6'da Panorama Birleştirme

Bundan sonra çektiğimiz fotoğrafları sırayla seçiyoruz ve arkamıza yaslanıyoruz. Photoshop saniyeler içinde panoramayı oluşturuyor. Geriye kalan tek şey ise fotoğrafı kırpmak oluyor.

Kaynak: Scott Kelby, Dijital Fotoğrafçının El Kitabı 1. Cilt

17 Mart 2015 Salı

Polarize Filtre

   Bir fotoğrafçılık ekipmanı olarak polarize filtreler, kimileri için hayati öneme sahipken kimileri içinse olsa da olur olmasa da olur niteliğinde bir ekipman. Bu sitede zaman zaman tavsiyelerini yayınlayacağımız, fotoğraf ve photoshop üstadı Scott Kelby'e göreyse fotoğrafçılık ekipmanları arasında önemli, muhtemelen de en önemli yere sahip ekipman. Polarize filtrenin fotoğrafınıza kattığı iki önemli etkenden bahsedeceğiz:

1) Su, kaya gibi yansıtıcı yüzeylerde oluşan yansımayı minimum seviyeye düşürmesi

2) Kontrastı (doygunluk) artırarak, daha çok gökyüzü olmakla birlikte fotoğrafınızdaki objelerin daha canlı ve doygun görünmesini sağlam

Circular Polarize Filtre
   Gelelim polarize filtre kullanımına; polarize filtreler öyle makineye tak sonra fotoğrafı çek şeklinde kullanılacak bir ekipman değildir. Objektife vidalı geçme şeklinde monte olup çevirilerek sıkıştırılır. Sonrasında makine gökyüzüne doğrultulur ve filtre ayar halkasından sağa sola çevrilir. Gökyüzünün doygun renge ulaştığı görüldüğünde o ayarda bırakılır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, güneşin tam önümüze veya tam arkamıza düşmemesi hususudur. Bu durumda polarize filtre etkisini göstermeyecektir. En iyi etkiyi güneş ile 90 derece pozisyonda bulunurken çekeceğiniz fotoğraflarda göreceksiniz.


   Polarize filtreler ikiye ayrılıyor: Linear ve Circular. Piyasada önerilen cinsi ise Circular filtreler. Sebebiyse otomatik odaklama ile daha uyumlu çalışıyor olması. Peki bu filtrelere çok para vermemiz gerekir mi, en iyi markalar hangisidir diye soracak olursanız: eğer çok profosyonel düşünüyorsanız kaliteli alın derim. Mesala BW, Heliopan iyi markalardır ve fiyatları 200-500 TL arası değişir. Ama ben o kadar profosyenel değilim orta seviye bişey yeter derseniz o zaman da size Hoya, Tiffen gibi markaları önerebilirim. Bunların fiyatları da 70-150 TL arası değişiyor. Bu arada size tavsiye; e-bay gibi yurtdışı alışveriş sitelerinden aynı marka aynı kalitede daha ucuza filtre bulabilirsiniz. Şahsen ben Türkiye'de 100 TL olan Hoya 58mm CIR-PL slim filtreyi e-bay da Hongkonglu bir firmadan 50 TL ye aldım, 17 güne de geldi ;) Şunu da ekleyelim; filtreyi alırken objektifinize uygun çapta filtre almanız önem arz ediyor. Bunu da objektifinizin teknik özelliklerinden görebilirsiniz. Mesela Canon 18-55 kit lens için filtre çapı 58 mm'dir, bilginize.

   İpeksi akışları olan şelale fotoğrafı için illa ND filtre edinmenize gerek olmadığı kanaatindeyiz. Polarize filtreler de ışığı 2 stop düşürdüğü için, gündüz vakti de (hava kapalysa daha iyi olur) bu filtreler ile ipeksi görünümler elde edebilirsiniz. Mesela aşağıdaki fotoğraf gündüz vakti polarize filtre ile çektiğim bir fotoğraftır. Tabi dış mekan çekimden sonra kapalı alana girip iç mekan çekim yapacaksanız filtrenizi çıkarmanızda fayda var. Sonra ne bu enstantane değerleri diyebilirsiniz.

Antalya Kurşunlu Şelalesi
   Son olarak yine Scott abimizin ikazı ile şunu da es geçmeyelim: polarize filtreler süper geniş açılı objektifleri pek sevmiyorlarmış, nedeniyse görüş alanı çok geniş olduğundan dolayı gökyüzünün düzgün olmayan mavi tonlar alması imiş. Ayrıca fotoğrafınızın köşelerinin kararmasını istemiyorsanız slim filtre almanızda yarar var.